top of page

Ürettiklerimizin ve Tükettiklerimizin Değeri

Oscar Wilde’ın çok sevdiğim bir sözü ile başlamak istiyorum:

“Her şeyin fiyatını biliyoruz, ama hiçbir şeyin değerini bilmiyoruz”.

Ben ekonomist değilim; ancak seneler boyunca global pazarda edindiğim deneyim ve çalıştığım sektördeki değişim beni neden-sonuç araştırmasına yönlendirdi ve farklı kaynaklardan ilgimi çeken içeriklerin bileşkesi ile zaman içinde bakış açımı ve değerlendirmelerimi zenginleştirmeye çalıştım. Bu paylaşımım da aslen giysilerimizin ve modanın sadece meta olmanın dışında, ortak yaşamlarımız ile ne kadar ilişkili olduğunu bir parça paylaşmak üzerine olacak, ancak öncesinde içinde çözüm önerileri barındıran ipuçlarına da değinmek istedim.


2. Dünya Savaşı sonrasında, büyümenin göstergesi olarak her türlü üretim artışının alınması ile gerek insanların refah ölçümü gerek ise üretimde girdi olarak kullanılan kısıtlı doğal kaynaklar formül dışı kalmıştır. 1970’lerde büyüme karşıtı olarak gelişen küçülme tartışmaları daha çok kısıtlı kaynakların sınırı üzerinde gelişirken 2001 yılı ile başlayan dönemde sürdürülebilir kalkınma fikrinin eleştirisi olarak karşımıza çıktı.