top of page

Tanışalım: Yeni İnsan Yayınevi

Doğaya saygı, insana saygı ve fazla olanı paylaş. Bugün aklı başında olan kimsenin karşı duramayacağı bu üç ilke, permakültürün ayakları üstünde yükselmesine zemin hazırlıyor.


Doğaya saygı duymak yerine, kendini onun efendisi zanneden insan, en yüksek dağa çıkıp, en karanlık mağaraya girip, en derin okyanusa yüzüp, en sık ormanın içine sızıp, sömürebileceği ne varsa sömürmenin, sorgusuz sualsız ele geçirme ve zapt etmenin peşinde.


İnsanlığın insana bakışını, Akdeniz’de batırılan botlarda ölen mültecilerin hali apaçık gösteriyor. Ne bir eksik ne bir fazla başka söze gerek var mı?


Fazlalığı paylaşan ise sadece elinde avucunda olmayanlar belki…



Bu tablo, hepimizin, topyekün permakültüre ne kadar çok ihtiyacımız olduğunun, bize kalırsa, en belirgin göstergesi. Bu umutla Yeni İnsan Yayınevi üst üste permakültür kitapları yayınlıyor ve yayınlamaya devam edecek. Çok iyi biliyoruz ki artık her tarafı sorumsuzca sömürülmüş doğal varlıkların ve insanların, önlerinde güneş gibi parlayan, emek koydukça kartopu